Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Hacked By DX-SMOCK

 

 

 

İslami Sohbet Odaları

Sohbet Odalarına Şimdi Bağlan

Sohbet odalarımızda dini konularda sohbet edebilir,
aklınızda ki soruları kullanıcılarımızla görüşebilirsiniz.

 

 

 

Dini Sohbet Videoları

Çeşitli Konularda Dini Sohbet Videoları

Hocalarımızdan daha iyi bir Müslüman olabilmemiz için
yapılan sohbetlere ulaşabilirsiniz
.

Temmuz 2015


Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Şöför Amca..

Sokaklarda sefâlet kol geziyordu. Kim kime yardım edecek, destek olacaktı? İşsizlik yaygındı. Çevresi de perişandı. Bir yanı yıkılmaya yüz tutmuş evceğizinin camından yola doğru ümitsizce bakarken bir taksinin kapının önünde durduğunu, içinden de bir yolcunun indiğini gördü. Demek ki taksi şoföründe az çok para olacaktı. Çünkü müşteri indirmişti. Bütün cesaretini ve ümidini toplayarak evden çıkıp yola koştu. Yaklaşıp direksiyon başında arabasını hareket ettirmek üzere olan şoföre seslendi. – Sakın beni dilenci falan zannetmeyin. Üç çocuğumla üç gündür aç beklemekteyim. Bu gidişle namusumu lekelenmemden korkmaya başladım. Allah rızası için yardımda bulunun. Ben açlıktan ölmeye razıyım. Fakat çocuklarımın çığlıklarına tahammül edemiyorum.
Beklenmedik bir anda gelen bu “Allah rızası için yardım” talebi zaten kıt-kanaat geçinen şoförü şaşırtmıştı. Düşünmeye başladı. Cebinde bir miktar parası vardı var olmasına; ancak bu parayı aylardır biriktiriyordu. Çünkü taksinin dört lastiği de kabaklaşmıştı. Onları değiştirmek için çırpınıyordu. Zaten akşamları eve gelince hanım da ikaz etmekten geri kalmıyordu:

– Ne zaman değiştireceksin bu lastikleri? Birazcık geç kalsan, aklıma kötü şeyler geliyor. Acaba bir kaza mı yaptı kabak lastiklerle?’ diye korku içinde bekliyorum.

O an için nefsi ve şeytan birlik olup vesvese vermeye başladılar:

– Sen zaten zor geçinen kimsesin. Yardım edecek durumda değilsin. Bas gaza, git yoluna!

Fakat imanı ve vicdanı da şöyle sesleniyorlardı:

– Para dediğin şey böyle gün için lazım olur. Belli olmaz Allah’ın rızasının nerede olduğu. Biriktirdiğin parayı bu muhtaç hanıma vermelisin. Tam yeridir. Çocukları aç durumda, Onu namusunu kirleterek, para kazanma zorunda bırakmamalısın.

Nihayet nefsini ve şeytanını yenmiş, cebindeki lastik parasını tümüyle kadıncağıza uzatarak:

– Al bacım, namusunla yaşa. Bu para bir müddet seni idare eder. Sonrasında da Allah başka sebepler halk eder! dedi. Minnet etmemek için de hemen gaza basıp oradan uzaklaşırken kadının:

– Sen benim ihtiyacımı karşıladın, Allah da senin ihtiyacını karşılasın! duasını duydu. Gün boyunca kulaklarında çınlayan bu duaya hep (amin) dedi.

Akşam eve gelince beklediği soruyla yine muhatap oldu.

– Hâlâ değiştirmemişsin lastiklerini…
– Bir lastikçiyle anlaştım. Yeni lastikler gelince hemen değiştirecek… diyerek geçiştirdi.

Bu geçiştirme işi birkaç gün devam etti. Bir akşam yine eve gelirken iyice sıkılmış, “Bu defa ne diyeceğim?” diye düşünürken beklenmedik bir durumla karşılaşmıştı. Hanım kendisine adres yazılı bir kağıt uzattı, sonra da şöyle dedi:

– Bugün bir lastikçi geldi, şu adresi verdi. “Yarın bana mutlaka gelsin, lastiklerini değiştireceğim” deyip gitti. Al şu adresi. Belli etmemişse de bunun izahını yapamamıştı. Çünkü böyle bir lastikçi ile konuşmamıştı. Merakla sabahı bekledi. İlk işi kağıttaki adrese gitmek oldu. Garipliğe bakın ki tamirciyi hiç görmemiş, buraya hiç gelmemişti. Elindeki kağıdı uzatınca bir şaşkınlık iki tarafta da yaşandı. Lastikçi:

– “Sen o musun?” deyip şoförün boynuna sarıldı, başladı hıçkıra hıçkıra ağlamaya. Sonra da şöyle devam etti:

– Tam üç gündür Resûlüllah Aleyhisselam rüyama giriyor ve bana, “Şu adresteki şoförün lastiklerini değiştir, ücret olarak da benim şefaatime nail ol” buyuruyor. Allah için söyle. Sen ne türlü bir iyilik ettin, nasıl bir hayır dua aldın ki Resûlüllah Aleyhisselam üç gündür beni ikaz ediyor, senin lastiğini değiştirmem için beni vazifelendiriyor?
Dini Sohbet,Dini Chat,Türkiyenin En iyi Dini Sohbet Sitesi;www.Nursohbet.Net

Gerçek Anlaşılınca

Zülkarneyn Aleyhisselam ordusuyla gece yolda giderken ordusuna:
– Ayağınıza takılan şeyleri toplayın, diye emir verir.
Ordu bu emri duyunca; içlerinden bir grup:
-Çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti bir de ayağımızı takılan şeyleri toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiçbir şey toplamayalım, diyerek hiçbir şey toplamıyorlar.
İkinci grup ise;
– Madem Komutanımız emretti, birazcık toplayalım, emre muhalefet etmeyelim. Zira ordun komutanına itaat etmek gerekir, diyerek az bir şey topluyorlar.
Üçüncü grup ise;
-Komutanımız bir şeyi boşuna emretmez. Muhakkak bildiği bir şey vardır. Bir hikmete vardır, diyerek bütün abalarını ağzına kadar doldururlar.
Sabah olduğunda bir de bakıyorlar ki, meğer bir altın madeninden geçmişler de, ayaklarına değen şeylerin altın olduğunun farkına varamamışlar. Bunu anlayınca:
Hiç almayan birinci grup;
-Ah niçin almadık! Nasıl dinlemedik komutanımızın sözünü. Keşke alsaydık! Bir tane bari alsaydık diyerek pişman oluyorlar.
Az alan ikinci grup ise;
-Ah ne olaydı da biraz daha fazla alsaydık. Ceplerimizi, abalarımızı hınca hınç doldursaydık diye sitem ediyorlar kendilerine.
Çok alan üçüncü grup ise:
– Keşke gereksiz, lüzumu olmayan eşyalarımı atsaydım, daha çok toplasaydım. Her şeyimizi doldursaydık, daha fazla alsaydık diyerek, fazla almalarına rağmen üzülüyorlar.

İşte bu misalde olduğu gibi, Ahirette bütün insanlarda bunun gibi ağıtlarda bulunacak.
Kafir olan;
– Keşke iman etseydik, keşke inansaydık da hiç olmasa Cehenneme girdikten sonra iman etmemiz sonucunda Cennete girseydik, ebedi cehennemden kurtulsaydık,
Mümin, fakat az sevabı olan;
-Keşke biraz daha sevap işleseydim de, biraz daha ikrama mazhar olsaydım.
Mümin,çok sevabı olan ise;
-Ah ne olaydı da Makamımı biraz daha yükseltecek bir vakit daha namaz kılsaydım, biraz daha fazla sadaka verseydim,oruç tutsaydım, biraz daha sevap işleyecek ameller yapsaydım… diyeceklerdir.

Rabbim bu misallerden ders almak nasip etsin…
Dini Sohbet,Dini Chat,Türkiyenin En iyi Dini Sohbet Sitesi;www.Nursohbet.Net

Halifeti Rasulillah..

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez’in geçen Ramazan’da bizzat yaşadığı ibretlik bir olay.
Belarusya’nın başkenti Minsk’e bağlı İvya köyünde bir camide teravih namazı kıldırıyor kendisi. Önde erkekler, arkada kadınlar namaza duruyorlar. Salavat getirilen kısımda ise erkekli kadınlı cemaatten ilahi formunda bir ses yükseliyor:
“Lailahe illallah Cebrail melekullah. Lailahe illallah Mikail melekullah.”
Şaşırıyor, devam ediyor namaza. İkinci arada bu defa Azrail ve İsrafil’in isimleri zikrediliyor. Sonraki aralarda ise sırasıyla bütün peygamberler sayılıyor. En son
“Lailahe illallah Muhammed Rasulillah” sesleri yükseliyor. Ancak hemen ikinci mısra geliyor arkadan:
“Lailahe illallah Abdülhamid Halifeti Rasulillah.”

Mehmet Görmez Bey, “Salavatlar bitti ama o anda ben de bittim” diye anlatıyordu gözleri dolaraktan,

“Neredeydim, hangi zamandaydım, şaşırmıştım.”
Abdülhamid bizi daha çok şaşırtacağa benziyor…

Dini Sohbet,Dini Chat,Türkiyenin En iyi Dini Sohbet Sitesi;www.Nursohbet.Net

Ramazanımız Ramazan Olmalımı..


Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Warning: htmlspecialchars(): charset `UTF-7' not supported, assuming utf-8 in /home/nursohbe/public_html/wp-content/themes/time/drone/dronehtml.class.php on line 2

Bir kez daha Ramazana ulaştık Allah’a şükür. İçsel bir yolculuğun sorgulamanın ,tefekkürün,tezekkürün ayı olan Ramazan geldi.Ama yine yüreğimiz yalnız yine gözlerimiz buğulu.Sorumluluğumuzun adeta boyumuzu aştığı ,zaman zaman çaresiz ve yetersiz kaldığı zamanlardayız.yeryüzünün karmaşası ,yol iz bilmeyişimiz ,tokat gibi her defasında çarpar yüzümüze,Dahası kumpas içinde kumpaslara uğramak ,haklılığımızı bile ifade edememek boğazımız da kör düğüm olur,Adaleti özgürlüğü bile talep edemez olduğumuz şu günlerde ,zalimler bizim yerimize sanal mazlum yaratıp ve canavarlıkları üzerine Müslüman etiketi yapıştırarak bizi etkisiz kılmaktalar.Derdimizi davamızı anlatamaz duruma düşürmek istemekteler.Akıllı zalimler bizim elimizdeki doneleri almak istemektedirler.Şu zalim dünyaya söyleyecek sözümüzü elimizden almak istemektedirler.Tarihin şahitleri .tanıkları biz değil miyiz şahitlimiz bizim en önemli gerekçemiz değil midir?
Peki kim haklı? KARMA KARIŞIK DİN ANLAYIŞI.KAVRAMLARA YÜKLENEN ALAKASIZ ANLAMLAR.HURAFELER VE GEÇİCİ, ŞEKİLCİLİK,İÇERİKSİZLİK ÜZERİNE BİNA EDİLEN DİN ANLAYIŞI bizi nerelere taşıması beklenirdi.söz gelimi Ramazanı bir inceleyelim bakalım:
Ramazanın başladığı şu günlerde her yerde Kuran okunuyor ziyafetler veriliyor mistizm olabildiğince yaşanıyor .Oysa yeryüzü coğrafyasında aç susuz ve zulüm gören Müslümanların haliyle ilgilenmemek nasıl bir oruç anlayışıdır.Oruç düşünme paylaşma yardımlaşma ayı değilmidir. Envayi çeşit yiyecekle tıka basa yenirken Arakan Müslümanlarının günlerce aç susuz korku ve dehşet içinde bulunması biraz iştahımızı kesermi bilmem ,gerçi yemek yemek bile zor olması gerekirken bu vurdum duymazlık nedir. Daha dün KEŞMİR ,PATANİ ,GAZZE BU GÜN MISIR SURİYE ,IRAK kan gölü idi sadece kan değil bireyin namusu o topluluğun namusu iken ırzana geçilen kaç Müslüman var ,eğlenelim ramazanı eğlenceye çevirelim ??? mutlu mesut ne güzel eda ediyoruz şu kutlu günleri Bilmem ne belediyesi kaç kişiye yemek verdik diye yarışa dursun
5 Milyona yakın insanın kendi topraklarında kabusu yaşarken acaba bizim tavrımız ne olmalıdır.SURİYE alt üst oldu müstekbirler bir olay üzerinden binlerce kuşu birden vurduk diyorlar. Buyurun eğer bu toprakları size bırakırsak siz sadece bir birinizi kör bıçakla diri diri kesersiniz siz busunuz sizin medeniyet algınız bu dur diyerek ellerini ovuşturmak ta ve bizi ne zaman çağıracak diye sabırsızlıkla beklemekteler, MISIR bir firavunun eline geçti Ben sizin Rabbiniz değil miyim diyor.BELAM SUUDİ krallar hem finanse ediyor.Hem yol gösteriyor.MISIR boynu bükük MUSA(SUDAN GELEN) adamı bekliyor. Birey olarak nüfus cüzdanları bile olmayan evlenmeleri putçu zalimlerin keyfine kalmış bir mustazaf halk ,ticaret yapamaz ektiğini biçemez biçtiğini satamayan aşağılanan yoksayılan ezilen halkın feryadını kim DUYACAK.
Size ne oldu da Allah yolunda ve “rabbimiz! bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!” diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz
Nisa 75
Ülkede yaşanan şiddet olayları esnasında resmi rakamlara göre 600, resmi olmayan rakamlara göre 1000′den fazla Müslüman ın yaşamını yitirdiği belirtilmektedir , halkın telefonlarının dinlendiğini, takip edildikleri ve can güvenliklerinden endişe duydukları için gerçek durumu iletemediklerini belirtilmektedir.Baskı tecavüz öldürme yok edilme ile karşı karşıdırlar. İşin garibi yıllardır bu zulüm işlenir biz daha yeni duyuyoruz iyi mi ,modern Firavunlar putçu şövenistler dışarı hiç sızıntı vermezken KUMPASCILAR bir lokmayı mazlum Suriyelilere çok görürken içeride hiçbir yardımın girmesine izin vermemektedirler .Sözde insan hakları savunucuları yalandan yere ayıp olmasın diye bir iki gündem uyutmacasını yayınlamaktadırlar. Ezilen halk başka bir dinden olsaydı (Hiçbir insanın zulum görmesini istemeyiz )Sırf Müslüman olduğu için katledilen bu insanların yardımına kimler koşacak biz niçin oruç tutarız orucun anlamı.nedir
Oruç sadece yeme içmeyi ve cinselliği terk midir orucun bunun ötesinde bir mesajı yok mudur.Zaten olayı şölenleştirme ve karnavallaştırmayı hiç saymıyorum sadece kendi avenesini ziyafete çağırmayı ve tıka basa yiyip içme ve israf denizinde yüzmeyi hiç anmıyorum. Benim derdim orucun yeme içme ve cinsellik ötesi bir mesajı olduğudur. Bu anlatılanlar bir araçtır .yani bu anlatılanları bir şey için yapmak gerekiyor. Etrafımıza bakmamız gerekmiyor mu.Mısır Suriye Arakan Eritre Moro Patani Gazze de neler oluyor nasıl bir oruç anlayışıdır.
Rabbimiz bizi niçin sorumlu kılmıştı. Rabbimiz aklımız idrakimiz ve analiz yeteneğimiz nedeni ile sorumlu kılmıştır.Tüm ibadetlerimiz idrakimizi artırmak anlamak analiz yeteneğimizi geliştirmek içindir.Sadece yeyemek içmemek cinsellikten uzak durmak savm ın karşılığı olabilecek midir ?
Oruç hayatı ve yaratılışı ,hayatın Rabbani boyutunu kavramaktır.Bunu anlamak ve yaşamaktan sorumlu olmaktır oruç
Minafikun
9 Ey iman edenler! mallarınız ve çocuklarınız sizi allah’ı anmaktan alıkoymasın. kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır
Oruç SURİYE ,MISIRI Gazzeyi ,Pataniyi .Türkistanı ,Arakanı anlamak ve yaşamaktır.İnançlarından dolayı zulum görev kardeşlere el uzatmaktır sorunlarını sorun edinmektir.Oruç bir eğitimdir sorun çözme ve sabır eğitimidir,oruç rahmet merhamet bereket kapılarını zorlama ayıdır.Yeme içme ayı değil yedirme içirme ayıdır.Oruç mutlu olma ayı değil mutlu etme ayıdır.yedirdiğin kadar mutlu ettiğin kadar oruçlusun Lokmaları yutarken biraz yutkunmaktır.Aç susuz insanları düşünerek .biraz boğazın düğümlenmesidir.bir oruç tutmalı ki SUriyece ,Mısırca Morca arakanca olmalı değil mi
Bakara
262
Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların Allah katında has mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur, üzüntü de çekmeyeceklerdir
Dini Sohbet,Dini Chat,Türkiyenin En iyi Dini Sohbet Sitesi;www.Nursohbet.Net