İrfan Mekteb-i

Risâle-i Nûr müellifi Bediüzzaman Hazretleri şöyle der:

“Haneniz bir küçük Medrese-i Nuriye, bir mekteb-i irfan olsun ki; bu sünnet tam yerine gelsin. Sünnet-i seniyenin meyvesi olan çocuklar âhirette size şefaatçı olsunlar. Dünyada da iman dersini alıp size hakikî evlâd olsunlar. Yoksa bu otuz senede kısmen olduğu gibi, o çocuklara yalnız terbiye-i medeniye verilse, bir cihette o çocuklar dünyada faidesiz ve âhirette davacı olarak ‘Ne için imanımı kurtarmadınız?’ diyeceklerinden peder ve vâlidelerini mahzun etmek, sünnet-i seniyenin hikmetine münafî olur.”

Kurtuluşun adresi açık: Evleri birer medrese ve mektep hâline dönüştürmek; lâkin medrese ‘nûr’ ile, mektep ‘irfan’la dolu olmak kaydı var.
“Nûr Medresesi” tabiri bize yabancı değil, peki “İrfan Mektebi” neyin nesi? Ne demek “Mekteb-i İrfan”?
‘Kültür’ diye bilinen ve kullanılan kelime ‘irfan’ın yerini doldurmak için keşfedilmiştir.
Kültür ne kadar soğuksa irfan o kadar sıcaktır…
Kültür ne kadar maddî ise irfan o kadar manevîdir…
Kültür ne kadar ahlaksızsa irfan o kadar ahlâk kokar…
***
Kültürün ne demek olduğunu buyurun bir lügatten okuyalım:
Türk Dil Kurumu’na göre kelime anlamı: “Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünüdür.
Sosyolojik olarak, bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü de o toplumun kültürüdür.
İnsanlar için de, muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi o kişinin kültürüdür. Geniş bir anlamla, bireyin kazandığı bilgiyi ifade etmek için de kullanılır.
Kültür kelimesi Latince culturadan gelir. Cultura, inşa etmek, işlemek, süslemek, bakmak anlamlarına gelen colere’den türetilmiştir. Örnegin Romalılar ’mera işlenmesine’ agri cultura demişlerdir (İngilizcedeki tarım anlamina gelen kelime: agriculture)”
Türk Dil Kurumu kültürü böyle tarif etmiş, ya irfanı?…
Onu tarif değil, tahrif etmiş: Hafızalardan kazınmış irfan!
Bakınız bir irfan adamı olan Cemil Meriç bu iki kelimeyi nasıl mukayese ediyor:
“Her çağ kendi kelimelerini söyletmiş kelimeye; her demagog(lâfazan) kendi yalanlarını…
İrfan, düşüncenin bütün kutuplarını kucaklayan bir kelime…
İrfan, kemâle açılan kapı, amelle taçlanan ilim…
Kültür, homo ekonomikus’un kanlı fetihlerini gizlemeye çalışan birer şal… ,
Kültür, kaypaklığı, müphemiyeti ve seyyaliyetiyle Avrupa’dır. Tarif edilmeyen, edilemeyen bir kelime…
Batı’nın düşünce tarihi akılla naklin mücadele tarihi…
Din, Avrupa için bir afyondur, bütün ideolojiler gibi…”
“Asırlar geçti, birer birer söndü meş’aleler. İrfan asâletini kaybetti. Hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk: Kültür. Genç kuşaklar, Batı’nın bit pazarlarından ithal edilmiş bu hazır elbiselere küçümseyerek bakıyor. Hoca öğretmen oldu, talebe öğrenci. Öğretmen ne demek? Ne soğuk, ne haysiyetsiz, ne çirkin kelime. Hoca öğretmez, yetiştirir, aydınlatır, yaratır. Öğrenci ne demek? Talebe isteyendir; isteyen, arayan, susayan.”
***
İrfan ehli olmak, ârif olmak demektir.
Ârif olmak, marifet sahibi olmak demektir.
Marifet ilmi ise ilimlerin şâhıdır.
İnsanlığın en yüksek makamı ve insan karakterinin ulaşabileceği en kâmil noktadır.
Bunun için evlerimiz birer “İrfan Mektebi” olmalı.
Çocuklarımız birer “genel kültür” cambazı olmaktansa, birer “irfan mektebi talebesi” olmaya çalışmalılar, o yöne sevk edilmeliler.
Yeni neslin asâlet sahibi olmasını istiyorsak şayet, işe lisanımıza asâlet kazandırmakla başlamamız gerekmez mi? Gelin hep beraber “İrfan Mektebi”mize sahip çıkalım!

“İrfan Mekteb-i” için 2 Yorum

  1. asiye yakut diyor ki:

    cooooook guzel guzelde az gelır mukemmel adı ustunde nur yayıyor ıns herkes ısıklanır

  2. salih diyor ki:

    Toplumu oluşturan fertlerin ilk okulu hiç şübhesiz ailedir eğer bu fertler ALLAH VE AHİRET korkusuyla eğitilmezse bu günkü her gün haberlerde çıkan anne baba katilleri çoçuk katilleri hırsızlık vb gibi vicdanı azab içinde bırakan dehşetli olaylar olur. Eğer Hanemiz bir küçük Medrese-i Nuriye, bir mekteb-i irfan olursa;her kes akliyla ve imaniyla ALLAH’I ruhuyla peygamberleri şefkatiyle aile fertlerini be diğer bütün varlıkları sever.bu sevmekle güzel ahlaklı olur hem dünyada hem ahiretde mesud olur ve mesud eder.
    bende bir irfan mektebi dergisi abonesi olarak ve evimde risaleinurları okuyarak kendi evimizde o medrese havasını yaşatmaya çalışıyoruz.
    ALLAH daim eylesin.

Yorum Yapın